Перейти к главному меню навигации Перейти к основному контенту Перейти к нижнему колонтитулу сайта

KUTADGU BİLİG’İN TÜRK-İSLAM DÜŞÜNCESİKİ YERİ VE FELSEFİ DEĞERİ

Организация
Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Konya-Türkiye

Библиографические ссылки

  1. göz önüne alınarak onun bilgileri kabaca üç grupta toplanmaktadır: (a) Hissi/empirik (duyusal, emationel). (b) Akli (rational). (c) Keşfî (sezgisel, intuitional). İslam düşüncesiyle ilgili olarak söyleyecek olursak bu düşüncenin belli başlı disiplinlerinden Kelam, Fıkıh ve İslam Felsefesi düşünürleri rasyonalist olarak isimlendirilirken, mutasavvıflar keşf ehli olarak anılmaktadır. Ancak hem İslam rasyonalistlerinin aklı kullanma şekli hem de keşf ehlinin sezgiye/kalbe müracaat biçimleri farklılıklar göstermektedir. Zira burada müracaat edilen idrak gücünün mahiyeti ve içeriği konusunda farklılıklar görüldüğü gibi kabul (öncül) ve yöntem bakımından da ayrışabilmektedirler. Yani kısaca söylersek adı geçen rasyonel disiplinler başvurdukları öncül ve akıl yürütmede kullandıkları yöntem bakımından farklılaşmaktadırlar. Keşfte “kal değil hal esas alındığı için” buradaki farklılığı, hallerin yetkinliği belirlemektedir ki bunun ölçüsü ayrı bir tartışma konusudur. Bu söylenenlerden hareketle, İslam medeniyet ve kültür ortamında ortaya çıkan belli başlı entelektüel disiplinleri birbirinden şöyle ayırmak mümkündür: -Eğer insan aklıyla itikadi konularda çözüm sunacaksa ve bu konuda öncülünü İslam dininden alıyorsa ve savunmacı ya da reddedici bir yönteme başvuruyorsa -ki buna “cedel” denir-, ortaya çıkan rasyonel ürüne “Kelam” denmektedir. -Yine eğer insan aklıyla ibadet ve muamelatla ilgili konularda çözüm sunacaksa ve bu konularda öncüllerini İslam dininden alıyorsa ve savunma ya da reddetmek için değil de konunun dine mutabık bir açıklamasını yapmak için bir “kıyas, temsil ve istikra” yöntemine başvuruyorsa ortaya çıkan rasyonel ürüne “Fıkıh” denmektedir. -Yine eğer insan aklıyla varlık, bilgi ve değer başta olmak üzere sorunlarına çözüm sunacaksa ve bu konularda öncülünü sadece akıldan alıyorsa ve yöntem olarak da “burhan”a başvuruyorsa -ki burada tekabüliyet sadede akli tekabüliyettirortaya çıkan rasyonel ürüne “Felsefe” denmektedir. -Yine eğer insan varlık, bilgi ve değer başta olmak üzere sorunlarına çözüm sunacaksa ve bu konularda öncülünü “Tanrısal” bir ilhama ya da keşfe dayandırıyorsa ve yöntem olarak da şiire (poetik) ya da hitabete, nesire (retorik) başvuruyorsa ortaya çıkan insani ürün “Tasavvuf” olarak isimlendirilmektedir. Acaba Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig’ini, İslam medeniyetine özgü bu ürünlerden hangisine dahil edebiliriz? O, yöntemine bakılırsa şüphesiz Tasavvuf içine dahil edilebilecek bir eserdir. Zira onda sorunlar ve sorunlara sunulan çözüm önerileri şiir sanatına başvurularak sunulmuştur. Ancak belirtelim ki, Kutadgu Bilig, bize göre sadece keşfi ve şi’rî bir bilgi manzumesi değildir; bununla birlikte rasyonalitesi ağır basan bir “felsefî” üründür. Çünkü örneğin Mevlânâ Celaleddin Rûmî’nin Mesnevî’sinde de görülebileceği gibi, Kutadgu Bilig’e bütüncül bir bakış açısıyla bakılacak olursa, onda kendine özgü tutarlı ve bütüncül bir “rasyonel sistem”in varlığı görülecektir. Hatta tek tek beyitlere bağlı kalınmadan eserin bütünü göz önünde bulundurulursa, eserin temel sorunu ve bakış aşısının, Türk İslam düşüncesinin belli başlı disiplinlerinin her birine hak ettiği değeri verip birbiriyle uyumlu, birbirini tamamlayan bir uzlaştırma çabası olduğu fark edilecektir. Bu uzlaşma o kadar önemlidir ki biri olmadan diğeri kesinlikle eksik kalmakta ve yetkinleşememektedir. Düşünürümüz, bilindiği gibi bu çabasını dört sembolik şahsiyette somutlaştırarak yapmaktadır. Bunlar Gün-Togdı, Ay-Toldı, Ögdülmiş ve Odgurmış’tır. Şüphesiz bu şahıslarda somutlaştırılan entelektüel içerikleri katı bir bakış açısıyla rasyonalist, empirist, mistik; ya da kelamcı, fıkıhçı, filozof veya mutasavvıf olarak tayin etmek eserin maksadını gözden kaçırmamıza ve detaylardaki zenginliği fark etmememize neden olabilecektir. Ancak anladığımız kadarıyla kesin olan şudur ki, Yusuf Has Hacib, içinde yaşadığı toplumun “Hikmet/mutluluk bilgisine”, anılan bu dört ismin şahsında somutlaştırdığı İslam medeniyetinde ortaya çıkmış bilgi ve yöntemlerin belli bir uzlaşıyla ve birbirlerini gözeterek tamamlayarak ilerlerse, ancak ulaşılabileceğini savunmasıdır. İşte bu çalışmada bu detaylandırılmaya çalışılacaktır. Anahtar Terimler: Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig, Felsefe, Mutluluk, Tasavvuf

Скачивания

Данные скачивания пока недоступны.