SULTAN ALP ARSLAN’IN TÜRKİSTAN SEFERLERİ VE BÖLGEYE ETKİSİ
Affiliation
Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı
Abstract
Türk tarihinde Selçukluların ortaya çıkışı ve Müslüman olması kadar, kabul ettikleri İslam dininin kısa zaman sonra güçlü bir hizmetçisi ve koruyucusu olması da oldukça dikkat çekicidir. Selçuk Bey’in ölümü sonrasında ortaya çıkan şartlar, beyliğin sorumluluğunu Çağrı ve Tuğrul kardeşlere yüklemiştir. Selçuklu Devleti’nin kuruluş aşamasını yaşadığı bu dönemde, üç devletin durumu ve konumu özellikle önem arz etmektedir. Bu devletler Samaniler, Gazneliler ve Karahanlılardır. Her üç devletle de Selçuklu yöneticileri dönemin jeopolitik ve jeostratejik şartlarına göre ilişkiler geliştirmiş, bazen ittifak yaparlarken bazen de çatışma içinde olmuşlardır. Sultan Tuğrul’un yirmi üç yıl süren saltanatı Selçuklulara, Abbasi hilafetinin ve Sünni İslam dünyasının koruyuculuğu görevini de vermiştir. Genelde Oğuzların özelde Türkmenlerin batıya olan akınları onları Anadolu kapılarına kadar getirmiş, yaptıkları seferlerle bu coğrafyayı tanıma imkânı bulmuşlardır. Tuğrul Bey’den sonra Selçukluların başına geçen Sultan Alp Arslan, önce Ani Kalesi’nin fethi daha sonra Malazgirt Zaferi ile Türk ve dünya tarihinin akış seyrini değiştirecek gelişmelerin önünü açmıştır. Sultan Alp Arslan kısa süren saltanat döneminde batıda olduğu gibi doğuda da önemli başarılara imza atmış, kuruluş aşamasında atalarının yer bulmak için göç etmek zorunda kaldıkları toprakların şimdi hakimiyetini ele geçiren zaferleri elde etmiştir. Alp Arslan’ın Türkistan seferleri Selçukluları Müslüman Türklerin yöneticisi konumuna getirirken aynı zamanda onun şehadetine de sebep olmuştur. Bu çalışmada siyasal ilişkiler kapsamında Selçukluların doğu politikası ve bu bağlamda Sultan Alp Arslan ’ın Türkistan seferleri ile seferlerin bölgeye etkisi incelenecektir.References
- a geçen konuşma davranış ve olaylar karşısındaki soğuk kanlılığı ve olumlu fikir, görüş ve kararları bunu en iyi ve doğru bir biçimde göstermektedir. Ayrıca onun Malazgirt savaşından önce ordusuna hitaben “bugün burada ne emreden bir sultan ne de emir alan bir asker vardır; ben de sizlerden biri olarak sizlerin önünde savaşa katılacağım” sözleri dikkate şayandır44. Sonuç Türk tarihinde Selçukluların ortaya çıkışı ve Müslüman olması kadar, girdikleri bu dinin kısa zaman sonra güçlü bir hadimi ve hamisi olması da oldukça dikkat çekicidir. Selçuk Bey’in ölümü sonrasında ortaya çıkan şartlar, beyliğin sorumluluğunu onun torunlarına yüklemiştir. Bu ağır yükü, büyük bir özveri ile taşıyan Çağrı ve Tuğrul kardeşler, bölgelerinde bulunan iki güçlü Türk devletine rağmen devletlerini kurmayı başarmışlardır. Yirmi üç yıl gibi uzun olmayan bir sürede büyük bir coğrafyaya hâkim olmakla kalmayıp, Abbasi hilafetinin de koruyuculuğunu üstlenmeleri, Selçuklulara tarihi bir görevi yerine getirme sorumluluğunu yüklemiştir. Genelde Oğuzların özelde Türkmenlerin batıya olan akınları onları Anadolu kapılarına kadar getirmiş, yaptıkları seferlerle bu coğrafyayı tanıma imkânı bulmuşlardır. Tuğrul Bey’den sonra Selçukluların başına geçen Sultan Alp Arslan, önce Ani Kalesinin fethi daha sonra Malazgirt Zaferi ile Türk ve dünya tarihinin akış seyrini değiştirecek gelişmelerin önünü açmıştır. Sultan Alp Arslan kısa süren saltanat döneminde batıda olduğu gibi doğuda da önemli başarılara imza atmış, Abdülkerim Özaydın, “Kavurd Bey”, TDV İslam Ansiklopedisi, TDV yayınları, 2022, c. 25, s. 73. Mateos, Urfalı Mateos Vekayi-namesi (952-1136) ve Papaz Grigor’un Zeyli (1136-1162), s. 146; Hüseyni, Ahbarü’d-Devleti’s-Selçukiyye, ss. 37–38; Kerimüddin Mahmud b. Muhammed Aksarayi, Anadolu Selçuki Devleti Tarihi, ed. Feridun Nafi Uzluk, çev. M. Nuri Gencosman, Ankara, 1943, s. 113. Ali Sevim, Selçuklu Devletleri Tarihi : Siyaset, Teşkilat ve Kültür, s. 75. kuruluş aşamasında atalarının yer bulmak için Harezm’den Maveraünnehir’e, Maveraünnehir’den Horasan’a sürüklendiği coğrafyaların şimdi hakimiyetini ele geçiren zaferleri elde etmiştir. Kavurd ve El-Basan’ın bölgedeki isyan kokan hareketlerinden dolayı birinci Türkistan seferine çıkan Sultan Alp Arslan, bu sefer sonunda birçok şehir ile birlikte Kavurd’un da itaatini sağladı. Daha sonra Merv şehrine geçen Sultan Alp Arslan, burada yapılan düğün merasimleri ile hem Karahanlılarla olan ilişkileri hem de Gaznelilerle olan ilişkileri kuvvetlendirecek adımları atmış oldu. Hükümdar aile bireyleriyle yapılan bu tür evliliklerin taraflara önemli kazanımlar sunduğu aşikardır. Daha sonra Hazar’ın doğusunda bulunan Mangışlak bölgesine geçen Sultan Alp Arslan, burada büyük bir orduya sahip olan Kafşut’u mağlup ederek itaati altına almıştır. Oradan dedesi Selçuk Bey’in kabrinin bulunduğu Cend şehrini de hakimiyeti altına alan Alp Arslan, dedesinin huzuruna devletini getirmiş olduğu kudretinden dolayı gönül huzuru ile çıkarak tazimlerini sunmuştur. Cend’e verdiği değeri göstermek için de yönetimini oğlu Melikşah’a bırakmıştır. Sultan Alp Arslan’ın ikinci Türkistan seferi ise oğlu Ayaz ile damadı Karahanlı hükümdarı Şemsülmülük Nasr arasında yaşanan problemler ve bunun bir uzantısı olarak kızının öldürülmesinin ortaya çıkardığı huzursuzlukları sona erdirmek için olmuştur. Bu sefer ile Karahanlı sınırları içinde olan bölgelerin itaati kolayca sağlanırken, Berzem kalesi ve onun yöneticisi Yusuf el-Harezmi’nin direnişi ile karşılaşılmıştır. Kuşatma sonrasında teslim olan Yusuf’un tertip ettiği suikast ile ağır yaralanan Sultan Alp Arslan, hayatını kaybetmiştir. Kısa süren saltanatına rağmen Sultan Alp Arslan’ın faaliyetleri Türk-İslam ve dünya tarihini etkileyen büyük hadiselere sahiptir. Onun devlet yönetiminde takip ettiği politika büyük bir imparatorluğun meydana gelmesini sağlarken, yönetimi altındaki Müslüman ve gayri Müslimlerin memnun olduğu bir toplumu inşa etmiştir. Selçukluların yönetimi altına aldıkları yerel devletlerin veya emîrliklerin yanında Karahanlılar, Gazneliler ve Abbâsî Hilâfeti özel bir öneme sahiptir. Sultan Alp Arslan, saltanatı boyunca kazandığı zaferler ile Türk-İslam tarihinin en seçkin ve en meşhur simalarından biri olmuştur. BİBLİYOGRAFYA ABÛ’L-FARAC, Abû’l-Farac Tarihi, çev. Ömer Rıza Doğrul, Ankara: TTK, 1987. AHMED B. MAHMUD, Selçuk-name, ed. Erdoğan Merçil, İstanbul: Tecüman Gazetesi, 1977. AKSARAYI Kerimüddin Mahmud b. Muhammed, Anadolu Selçuki Devleti Tarihi, ed. Feridun Nafi Uzluk, çev. M. Nuri Gencosman, Ankara, 1943. ALI SEVIM Erdoğan Merçil, Selçuklu Devletleri Tarihi : Siyaset, Teşkilat ve Kültür, Ankara: TTK, 1995. AYAN Ergin, “Karahanlıların Selçuklu Egemenliğine Girme Süreci”, MANAS Sosyal Araştırmalar Dergisi, c. 4, sy. 3 (2015), ss. 1–29. BEYHAKI Ebü’l-Fazl Muhammed b. Hüseyin, Tarih-i Beyhaki, ed. Hicabi Kırlangıç, çev. Nezati Lügal, Ankara: TTK, 2019. BÜNDARI Ebu İbrahim Kıvamüddin Feth b. Ali b. Muhammed, Irak ve Horasan Selçukluları Tarihi, ed. Kıvameddin Burslan, Ankara: TTK, 1943. HEMEDAN Ebü’l-Fazl b. Ebi’l-Hayr Reşidüddin Fazlullah-i, Cami’ü’t- Tevârih (Zikr-i Tarih-i Al-i Selçuk), çev. Erkan Göksu, H. Hüseyin Güneş, İstanbul: Bilge Kültür Sanat, 2014. HÜSEYNI Ebü’l-Hasan Sadreddin Ali b. Nasır b. Ali, Ahbarü’d-Devleti’s- Selçukiyye, ed. Necati Lugal, Ankara: TTK, 1943. İBNÜ’L-ADIM Ebü’l-Kasım Kemaleddin Ömer b. Ahmed, Bugyetü’t-Taleb fi Tarihi Haleb, ed. Ali Sevim, Ankara: TTK, 1976. İBNÜ’L-CEVZI Ebü’l-Muzaffer Şemseddin Yusuf b. Kızoğlu Sıbt, Mir’atü’z-Zaman fi Tarihi’lAyan’da Selçuklular, ed. Ali Sevim, Ankara: TTK, 2011. İBNÜ’L-ESÎR Ebü’l-Hasan İzzeddin Ali b. Muhammed b. Abdülkerim, el- Kâmil fi’t-Târih, I., Beyrut: Daru’l-Kütübü’l-Arabi, 1997. KAÇIN Bülent, Selçuklu Hatunları Büyük Selçuklu Devleti Hanedan Üyelerinin Siyasî Evlilikleri, İstanbul: Bilge Kültür Sanat, 2017. KAFESOĞLU İbrahim, Selçuklu Tarihi, İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1972. “Selçuklular”, İslam Ansiklopedisi, MEB Yayınları, y.y., c. X, ss. 353–416. KÖYMEN Mehmet Altay, Büyük Selçuklu İmparatorluğu Tarihi : Alparslan ve Zamanı, Ankara: TTK, 1992. ———, Büyük Selçuklu İmparatorluğu Tarihi : Kuruluş Devri, Ankara: Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, 1979. MATEOS Urfalı, Urfalı Mateos Vekayi-namesi (952-1136) ve Papaz Grigor’un Zeyli (1136-1162), çev. Hrand D. Andreasyan, Ankara: TTK, 1987. MERÇIL Erdoğan, Kirman Selçukluları, Ankara: TTK, 1989. MIRHAND Seyyid Hamidüddin Muhammed b. Burhaneddin Havendşah b. Kemaleddin, Tarih-i Ravzatü’s-Safa fi Sireti’l-Enbiya ve’l-Muluk ve’l-Hülefa, ed. Mürsel Öztürk, Ankara: TTK, 2019. MÜNECCIMBAŞI Ahmed Dede, Câmiü’d-Düvel, Selçuklular Tarihi, ed. Ali Öngül, İzmir: Akademi Kitabevi, 2000. ÖZAYDIN Abdülkerim, “Kavurd Bey”, TDV İslam Ansiklopedisi, TDV yayınları, 2022, c. 25, ss. 73–74. ÖZTÜRK Necdet, (çev.), Anonim Osmanlı Kroniği (1299-1512), İstanbul: Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, 2000. RAVENDI Ebu Bekr Necmeddin Muhammed b. Ali b. Süleyman, Rahatü’s- Sudur ve Ayetü’s-Sürur, ed. Ahmed Ateş, Ankara: TTK, 2020. REŞIDÜDDIN Fazlullah, Cami’ü’t-Tevârih (Zikr-i Tarih-i Al-i Selçuk), çev. H. Hüseyin Güneş Erkan Göksu, Ankara: Divan Kitap, 2009. TURAN Osman, Selçuklular Tarihi ve Türk İslam Medeniyeti, İstanbul: Ötüken Neşriyat, 2003
Downloads
Download data is not yet available.